Bence seçim sonuçları

bordrolu çalışansan ve mevcut hükümetten mutlu değilsen, tatava yapmaya gerek yok. bu ülke senin sayende dönüyor, ya esnaf ol vergi vermemek için bin takla at (zoruna mı gitti, yalan mı?, ondan fiş al, onu öyle yap bunu böyle yap dur) ya da tüketmeyi durdur. ya da bu analizi iyi anla:

Hüseyin Çelik ne diyor: Asgari Ücret dolar bazında 3,5 – 4 kat arttı diyor. ücretlilerin %50 si asgari ücretli (15 milyon) . bu paraya ne alınabilir ki diye sorarsan güzel kaardeşim bu Satınalma Gücü Paritesi dedikleri zamazingo bunu gösteriyor. Türkiyedeki TL ile TR deki alım gücü ile Almanyadaki Euro ile Almanya’da alabileceklerini karşılaştırıyor. Bu parite de burada göreceğin üzere sürekli artmakta, nasıl olur dersen, yazının sonunda yer verildiği gibi yiyecek ve giyecekler yani temel tüketim olduğu için dar gelirli kesim zenginleşme hissediyor. okulda kitaba para vermiyor, sağlık hizmetleri birleşti temel harcamalarına az para veriyor (ilaç şirketleri kızıyor ama dar gelirli memnun, ilaç bulamayıp ölenler de kimseye oy veremiyor nasılsa). ulaşımı rahatladı (metro ve marmaray kime yarıyor en çok).

yani şimdi fazla tatavaya lüzüm yok, metriklerle konuşmak lazım. ev alırken, araba değiştirirken, çoçuğunu özel okula verip, yurtdışına gezerken sen hep ekonomiye kazandırıyorsun, o da dar gelirliye o da basıyor bunları ona sağladığını düşündüğü partiye. görmüyor(anlamaz da zaten) bunların küfrettiği Ecevit’in Derviş’le aldığı radikal finansal altyapı kararlarını. işte böyle sevgili kaardeşim.

niye bu adamlar isyan etmiyor dersen, bizim milletimiz Allah devlete millete zeval vermesincidir, şükür eder. isyancı değildir.  olsaydı önce devlete değil sana isyan ederdi, bügüne gelmeden önce bindiğin servisi çooktan taşlardı : ) ama sen servise binmeye devam ederdin.

hee bu da bence 5 dakkada beşiktaş hesabı ile kısa bir görüş. dardır, yanlıdır, beğenmemişsindir olabilir yine de kaardeşimsin 🙂